daralan not kukusu

arkadaşları neler demişler?

01.01.1974 doğumlu, 34 yaşında.

Benim de abi evlenio...
Gel gel düğüne gel de entel dantel muhabbetlere takılalım soora da kikirderiz...

Thinkerpan   17 Temmuz 2008 13:21  

ne tek adamsın. bi tane daha olmaz senden. nerelerdesin?

Thinkerpan   26 Haziran 2008 05:37  

kuru ekmek çarptı bööle oldum sorma. temmuzda ankaradayım kuzen evleniyo.

daralan   26 Haziran 2008 07:48  

buyur kanka. pc göçtü out of order modundayım telden ulaşıcan artık.

daralan   30 Nisan 2008 20:43  

ne desem boş

daralan   27 Ekim 2007 13:24  

terkettim ankarayı. darısı anakaraya...

daralan   11 Kasım 2007 11:57  

muçacos senyorita.

daralan   30 Eylül 2007 13:25  

körfez rüzgarımmmmmmızzzzz
özledi ankara seni...
sevgiler.

ladyofshalott   25 Eylül 2007 04:45  

ocak ayına kadar yokum ama gelcem 2008in ilk günlerinde.2-3 aylığına egedeyim. shaks.te haberciler muhabbetine başlıcam şekerim bikaç güne. ocakta kabasını gösteririm. benim diil haberci muhabbetinin tabii kehkeh. benim kaba yerlerim bana kalsın :P

daralan   30 Eylül 2007 13:26  

sen var ya sen!
neyse görüşürüz:))

ladyofshalott   02 Ekim 2007 00:50  

uzaklardayim. hehehehe. kactim kacirdim. gol kiyisindayim. iflah olcam, islah olcam oyle doncem. saka saka deliyim delisin deli kalmali.

daralan   09 Eylül 2007 11:39  

sen ne diyosun sosyamat maymun ettin bizi yenilenmişsin de bi çözebilsek

daralan   08 Ağustos 2007 01:49  

canım arkideşim, şu avatarını bi değiştir ya, senin gibi adamı yansıtıyo mu şu avatar, ayhhh yaaaaa.

öğğğkkk.....

ladyofshalott   04 Ağustos 2007 03:24  

5 açtım gözlerimi. fildir fildir.

daralan   04 Ağustos 2007 19:23  

izleyemedim yerdenizcağızı(cağız?) henüz..istanbul'dayken görmüştüm girdiydi bi sinemada gösterime..
ayrıca anneni sonuna kdr destekliyorum,ndn bilmiyorum,maksat kıllık olsa gerek bay labirent canavarı :F

scisSorhaNds   30 Temmuz 2007 11:03  

hadi hadi bi de arkadaşın şeesi yaziim... okuyup okumamak, silmek filan senin in(i)siyatifinde:

efsanevi dir aslında..
orta avrupa'da sürüldükçe sürülmüş, yersizyurtsuzluğun kanlı canlı timsali..
edebiyatçı mı felsefeci mi üzerinde bir türlü karar verilemeyen, iki alanda da kendisini ispat edebilmiş bir deha. kim gibi, nietzsche the bıyıklı gibi evet, içinde çokça çelişki barındırmasına rağmen, edebiyat dilini kullanarak felsefe yapmayı becermiş bir delibozuk.

bünyamin, kayıp zamanların izinde, hansel ve gretel adımları ile yürürken, kendine hep geçmişten rehberler edinmekteydi.. bir baudlaire olsun, bir proust olsun, kafka olsun, benjamin sanki bu yazarların kendisi için bıraktığı ekmek kırıntılarını/çakıltaşlarını(imge siz kalmış) toplayarak ilerledi ormanda... ormanın tamamını gördüğünden de korkmuyordu, ağaçlarla ilgilenmeyecek kadar cesur kıldı onu sanırım ellerinde biriktirdikleri.. ardına nazizim ve faşizm takılmış olsa da, bir çocuk saflığı ve cesareti ile o uğultulu ormana girip, gerekirse kaybolmayı seçti, ama bu iradi ve aslında pek seçimi yüzünden sürüldükçe sürüldü orta avrupa'da ve ne zaman ki masumiyetini elinden almak istediler, benjamin o zaman intihar etti..

benjamin aynı zamanda koleksiyonerlik yapan bir insan ki bu tarafımız pek uyumlu.. nesneleri gündelik kullanımlarından özgür kılarak, yeniden canlandırma gibi bir işlevi var bu eyleminin ve kendisi de öyle açıklıyor durumu aslında. her kullanımdan kurtarılmış nesne bir geçmişe dönüş bileti sanki, kıvırcık gri saçlarını yaslamak konusunda çekince duymayacağı dev bir omuz..

pek temiz bir vicdan ve özgür bir ruh, bir tarafı ile modern, öbür yanı ile , edebiyatçılığın ile felsefeciliğin mayası olan duygu ile sezginin kıvamında tuttuğu bir hamur olması da bundan.. ve düşününce ne patetik, ne sonata, ne dramatik bir insan için, ve heyhat ne büyük bir yalnızlık göğün altında..
elimi uzatsam, benjamin'in yalnızlığını tutabilir miyim bilmiyorum; ama paris ecole üniversitesi'nde masaya gömülmüş, puslu ışıkta delice bir içinde not alırken görüntülendiği ve ona sorarsan "dikizlenmiş" olduğu fotoğrafı benim için pek mühim, içine atlayıp da, "boşver abi ya, gel çayır çimende yayılıp bir kahve içelim ne dersin, güneş de pırıl pırıl" deme isteğimi körüklüyor..

benjamin insanın içindeki romantik ruhu pek bi derin körüklüyor, çünkü bende (bence değil) sevgili walter, dibi görünen derin ve parlak bir denizdir.

ladyofshalott   29 Temmuz 2007 00:28  

pek hoş olmuş. "dibi görünen derin ve parlak bir deniz". şahane walla. niçeyle byronun su ve berraklık üzerine ettiği laflar geldi aklıma.buluyum da yolluyumsana. byronunki kaynaktaki suyun berraklığı ve gittikçe bulanıklaştığı ile ilgiliydi ve bu halde anca öyküyle bulabilirmiş gerçek, yolunu ve kendini. su/gerçek metaforu var tabii. niçenin de süperdi ermiş olan suya bulanıkken değil sığken girmeyi sevmez gibi bişeydi. ermiş demiyo olabiir tabii. neyse, benjain öyle böyle biri diil ya. vıcık vıcık bi yüzyılda pırıl pırıl suları akıtan, o sularda yüzen bi de bizlere ikram eden insan. sen de içenledensin bu sudan.iflah olmazsın, olma da zaten beter ol. ah şafolot edebiyat yaptırma bana.

daralan   29 Temmuz 2007 00:45  

valla şunu da kimseye yapıştırmam, kıymetini bil, kendi ellerimle yazdım:
göç_ebe,
barbarros mehmet bey için:)

içinden göç çıkan, hep göç/e/g/ebe,
hep göç doğuran,
güç doğuran,
mekan ve zamana, hayatın ordinatlı koordinatlarına uyumsuzluk gösteren, tekinsiz, ,
peşinde kilimden çadırını sürükleyen,
kolunun altında dört direğiyle,
serüvenci, yersizyurtsuz, günah keçisi, kovulan, sürülen, hep bir yoksunluk duygusu ile içleri durmadan oyulanlardan o, "yerleşik" hayat düşmanlarından, aynalı etekleri, aynalı avuç içleri, aynalı gözleri ile en uzağı görenlerden, dağ zirvelerini kendilerine hedef belleyen, in en bi elit üyesi...
bütün dünyanın efendilerinden öbür taraftan, dünyanın en zenginlerinden, servetleri bütün topraklar, sema ve boşluk olanlardan...bozdurulup harcanamayacak kadar çok servet sahibi biri yani..

ladyofshalott   28 Temmuz 2007 16:45  

şekerim sen benim favori sosyomsun. temsili demokrasiye inansam cumhurbaşkanı adayım da olurdun, yiyim özakmanı. niyetliyim ankaraya gelmeye ama belli diil işte kesin arıcam seni gelirsem.

daralan   28 Temmuz 2007 16:50  

bu arada hislendiğimi de söylemem lazım

daralan   28 Temmuz 2007 17:08  

daralan şaşırma bizi dağa taşırma.

tupacameni   20 Haziran 2007 19:27  

oldu abicim

daralan   20 Haziran 2007 21:37  

darala darala çoğalmaz ki tendeki özgür ruh....

tupacameni   20 Haziran 2007 19:26  

böööö

daralan   14 Nisan 2007 16:44  

pan'ın labirentinden fırlamış bir insan modellemesi, deliler kulübünün en sadık üyelerinden. severek takip ediyoruz efenim.

revolutionlife   10 Nisan 2007 06:07  

orjinal deli.orjinal fayans.

scisSorhaNds   10 Nisan 2007 06:05  

ben bi daraloğlanım

daralan   09 Nisan 2007 20:58  

son not ekleyenler

yeniden eskiye doğru

  1. Thinkerpan
  2. daralan
  3. Errico Malatesta
  4. ladyofshalott
  5. hipangel
  6. scisSorhaNds
  7. tupacameni
  8. revolutionlife