daralan not kukusuarkadaşları neler demişler? Benim de abi evlenio... Thinkerpan 17 Temmuz 2008 13:21kuru ekmek çarptı bööle oldum sorma. temmuzda ankaradayım kuzen evleniyo. daralan 26 Haziran 2008 07:48ocak ayına kadar yokum ama gelcem 2008in ilk günlerinde.2-3 aylığına egedeyim. shaks.te haberciler muhabbetine başlıcam şekerim bikaç güne. ocakta kabasını gösteririm. benim diil haberci muhabbetinin tabii kehkeh. benim kaba yerlerim bana kalsın :P daralan 30 Eylül 2007 13:26uzaklardayim. hehehehe. kactim kacirdim. gol kiyisindayim. iflah olcam, islah olcam oyle doncem. saka saka deliyim delisin deli kalmali. daralan 09 Eylül 2007 11:39sen ne diyosun sosyamat maymun ettin bizi yenilenmişsin de bi çözebilsek daralan 08 Ağustos 2007 01:49canım arkideşim, şu avatarını bi değiştir ya, senin gibi adamı yansıtıyo mu şu avatar, ayhhh yaaaaa. öğğğkkk..... ladyofshalott 04 Ağustos 2007 03:24izleyemedim yerdenizcağızı(cağız?) henüz..istanbul'dayken görmüştüm girdiydi bi sinemada gösterime.. scisSorhaNds 30 Temmuz 2007 11:03hadi hadi bi de arkadaşın walter benjamin şeesi yaziim... okuyup okumamak, silmek filan senin in(i)siyatifinde: efsanevi günah keçisidir aslında.. bünyamin, kayıp zamanların izinde, hansel ve gretel adımları ile yürürken, kendine hep geçmişten rehberler edinmekteydi.. bir baudlaire olsun, bir proust olsun, kafka olsun, benjamin sanki bu yazarların kendisi için bıraktığı ekmek kırıntılarını/çakıltaşlarını(imge siz kalmış) toplayarak ilerledi ormanda... ormanın tamamını gördüğünden de korkmuyordu, ağaçlarla ilgilenmeyecek kadar cesur kıldı onu sanırım ellerinde biriktirdikleri.. ardına nazizim ve faşizm takılmış olsa da, bir çocuk saflığı ve cesareti ile o uğultulu ormana girip, gerekirse kaybolmayı seçti, ama bu iradi ve aslında pek nostaljik seçimi yüzünden sürüldükçe sürüldü orta avrupa'da ve ne zaman ki masumiyetini elinden almak istediler, benjamin o zaman intihar etti.. benjamin aynı zamanda koleksiyonerlik yapan bir insan ki bu tarafımız pek uyumlu.. nesneleri gündelik kullanımlarından özgür kılarak, yeniden canlandırma gibi bir işlevi var bu eyleminin ve kendisi de öyle açıklıyor durumu aslında. her kullanımdan kurtarılmış nesne bir geçmişe dönüş bileti sanki, kıvırcık gri saçlarını yaslamak konusunda çekince duymayacağı dev bir omuz.. pek temiz bir vicdan ve özgür bir ruh, bir tarafı ile modern, öbür yanı ile romantik, edebiyatçılığın ile felsefeciliğin mayası olan duygu ile sezginin kıvamında tuttuğu bir hamur olması da bundan.. ve düşününce ne patetik, ne sonata, ne dramatik bir insan için, ve heyhat ne büyük bir yalnızlık göğün altında.. filhakika benjamin insanın içindeki romantik ruhu pek bi derin körüklüyor, çünkü bende (bence değil) sevgili walter, dibi görünen derin ve parlak bir denizdir. ladyofshalott 29 Temmuz 2007 00:28pek hoş olmuş. "dibi görünen derin ve parlak bir deniz". şahane walla. niçeyle byronun su ve berraklık üzerine ettiği laflar geldi aklıma.buluyum da yolluyumsana. byronunki kaynaktaki suyun berraklığı ve gittikçe bulanıklaştığı ile ilgiliydi ve bu halde anca öyküyle bulabilirmiş gerçek, yolunu ve kendini. su/gerçek metaforu var tabii. niçenin de süperdi ermiş olan suya bulanıkken değil sığken girmeyi sevmez gibi bişeydi. ermiş demiyo olabiir tabii. neyse, benjain öyle böyle biri diil ya. vıcık vıcık bi yüzyılda pırıl pırıl suları akıtan, o sularda yüzen bi de bizlere ikram eden insan. sen de içenledensin bu sudan.iflah olmazsın, olma da zaten beter ol. ah şafolot edebiyat yaptırma bana. daralan 29 Temmuz 2007 00:45valla şunu da kimseye yapıştırmam, kıymetini bil, kendi ellerimle yazdım: içinden göç çıkan, hep göç/e/g/ebe, ladyofshalott 28 Temmuz 2007 16:45şekerim sen benim favori sosyomsun. temsili demokrasiye inansam cumhurbaşkanı adayım da olurdun, yiyim özakmanı. niyetliyim ankaraya gelmeye ama belli diil işte kesin arıcam seni gelirsem. daralan 28 Temmuz 2007 16:50pan'ın labirentinden fırlamış bir insan modellemesi, deliler kulübünün en sadık üyelerinden. severek takip ediyoruz efenim. revolutionlife 10 Nisan 2007 06:07 |